29 Ağustos 2009 Cumartesi

ramazan pidesi kuyruğu mutluluğu...

herşeye rağmen hayat devam ediyor, hayat kaldığı yerden...
Yeniden yazma gücü buldum kendimde, yeniden hayata olumlu bakmaya çalışmacaya döndüm, bir çok yazı geçti aklımdan, ama anca şimdi başladım yeniden...
Hayat bazen çok tatsız bazen ufak şeylerle bile yaşama sevinci ile dolunabiliyor. Senelerin adi pollysiyim, olumsuzluklara, kayıplara, gidişlere rağmen yeniden adi pollyliğe dönüyorum. Üzüntüler, sıkıntılar, ağlamalar, sızlamalar hiç bir şeyi değiştirmiyor, bari şurda bir nefes sonrasını bilmediğimiz hayattan tat almaya çalışalım, mutlu olalım, mutlu edelim diyorum. Sağlığımız yerinde mi, çevrem sevdiğim insanlarla dolu mu, ihtiyacım olduğunda yanımda olan çokça dostlarım var mı, iyi kötü bir işim var mı bunlarla yetinmeye bakmalı, mutlu olmalı. İşte bunlar var diye mutluyum, hayattayım mutluyum.
Gelelim başlığın manasına; ramazanın ilk gününden beri anneme pideyi ben alayım mı diyip duruyordum, en sonunda ramazanın 3. gününde bu göreve ulaşabildim. İş çıkışı fırına gittim, baktım kuyruk var, içimi nasıl bir mutluluk doldurdu inanamazsınız, sonra o ramazan pidesinin muhteşem kokusu karşıladı beni, o kuyruk ve o koku beni (çok klasik olacak ama) eski ramazanlara götürdü. Fındıkzade'me götürdü beni, ablamın elinden tutup Hacıbayramoğlu Ekmek Fırını'nın önünde beklediğimiz sokağın başına kadar olan kuyruğa götürdü, çocukluğuma götürdü... Eskileri hatırlamak insana hem büyük bir hüzün hem de büyük bir mutluluk veriyor, huzur duydum o kuyrukta, o kokuyla... Kuyrukta öyle bir sırıtışla bekliyordum ki eminim çevreden biri fark ettiyse deli mi ne demiştir. Evet deliyim, küçük şeylerden mutlu olmak delilikse mutluyum, hem de çok...
Artık hayatı daha umursamaz yaşamaya karar verdim, önüme ne çıkarsa yaşıyorum, ince eleyip sık dokumuyorum, kriterleri uzaklaştırıyorum hayatımdan, kendime ve çevreme zarar vermeden yaşıyorum hayatı, biraz kaderci oldum şu aralar galiba, bu kadar da hırssız olmamalı mı acaba onu da bilmiyorum ama ne doğru ne yanlış diye düşünmekten bıktım, içimden nasıl geliyorsa öyle devam ediyorum, hiç bir şey için, hiç kimse için üzülmeye, sıkılmaya değmez...
Özetle yeniden herşeye rağmen hayat güzeldir günleri başladı, haydi yaşayalım doya doya...
yeniden adi polly
egi

2 yorum:

zilsizzarife'nin yeri dedi ki...

Hayat hep güzel zaten..
Yaşattıklarıyla,sevinçleriyle ,hüzünleriyle.Yeter ki biz görmeyi bilelim.Halimize şükredelim,şanslı olduğumuzun farkına varalım.
Bir de o pidenin kokusu buraya kadar geldi şimdi:)

mea dedi ki...

kokular ve hatırlattıklarından nefret ediyorum bu ara..
derin özlemler bekler beni çünkü..
ama pide kokusu ne muhteşemdir..