17 Mart 2012 Cumartesi

dün benim işsiz kaldığım ilk gündü..

dün benim işsiz kaldığım ilk gündü.. iki aydır gönüllü işsiz olmama rağmen.. iki çok güzel fırsat gibi görünen iki iyi firma gibi görünen yerden olumsuz yanıt gelir de ikisi de aynı gün mü gelir yaa...
uzun süre sonra ilk defa yıkıldım.. işsizdim, mutluyum, güçlüydüm.. dün gündüz birinden, gece de bilgisayar başında bir diğerinden haber alınca resmen oturduğum yere çöktüm kaldım.. ilk defa bu kadar güçsüz hissettim.. aa bu arada iki yerden diyorum ama aslında aynı günde üç yerden olumsuz cevap gelmişti.. ilk iş görüşmesini yaptığım yerden ki o işi istemiyordum, beğenmemiştim bile.. ama ondan da gelmiş AYNI GÜN.. şaka gibi.. yani tabii kii hepsinin hayalindeki çalışan olmayabilirim ama bari aralıklı gelseydi haberleri.. gerçi sonuç aynı olduktan sonra bi kere üzülmüş oldum gözlüğü ile de bakmak lazım, sonra hayırlısı diyoruz hep demek ki hayırlı değilmiş gözlüğü ile bakmak lazım amma gene de insan üzülüyor, etkileniyor, sinir oluyor işte napalım...
biliyorum geçici bir dönem, geçecek, elbet bulucam ama işte bunları hissetmeden de bunları yazmadan da geçemedim..
biliyorum güzel günler gelecek ama gelsinler artık hee...

26 Şubat 2012 Pazar

yeni kayıt :)

bundan bir kaç saat önce yersiz yere sinirlenmişken bir kaç satır karaladım ama blog bunu kaydetmeye gerekli bile bulmadı.. o sildi ben de sildim :)) bahar gelsin bahar gerisi hikaye :))

6 Aralık 2011 Salı

ne denir ki..

çoook enteresan bir hismiş çoook.. bu ne başka şehirde okumasına, ne görev için gittiği kaldığı başka şehirlerde olmasına benzemiyor, ne de aynı şehirde kendi bekar evinde olmasına benzemiyormuş.. çook enteresan bir hismiş çoook.. o zaman istediğin zaman yanına gidersin, bütün akşam geyik yaparsın, biraz leblebi, biraz light limonatayla biraz cnbc-e dizisi biraz behzat ç. izleyip gece giderdi.. ama şimdi öyle değil.. yanında bir yabancı var artık.. buraya sadece bir yabancı yazıcam bizi ne kadar gereksiz yere üzdüğünü yazıya dökmek istemiyorum, çünkü artık onlar birlikteler.. artık her şey geride kalmalı.. tüm yaşananları yutucaz.. önemli olan Ödem'in mutlu olması.. gerisi hikaye.. 2 gün öncesini konuşanlara, kızanlara kızıyorum, yeter diyorum bitti artık, geçmişi konuşmanın hiç birimize faydası yok.. konuştukça birbirimizi gaza getiriyoruz, hırslanıyoruz ama bu neye yarıyor.. biz gene iyiliğimizle insan olamayanları insan etmeye çalışacağız.. tıpkı düğün eğlencemizde olduğu gibi.. onlar odun oldukça biz yandan yandan attırdık.. tınlamadık.. ablam mutluysa biz de mutlu o kadar gerisi boş.. mutlu ol e mi abla jo.. her şeyin ennn iyisini hakediyorsun.. hep en iyiler seni bulsun.. Allah yolunuzu açık etsin.. sen hayatında ne olsun istiyorsan ben arkandayım.. tıpkı senin benim hep arkanda olduğun gibi.. gözyaşlarıyla arabeske bağlanıyorum..
"bir tek dileğim var mutlu ol yeter.."
bacı jo egi

20 Kasım 2011 Pazar

bir tat bir koku neler hatırlatıyor..

uzun bir haftadan sonra ulaşılması zor cumartesi gecesine ulaşmaca.. haftalar sonra ilk defa erkenden sızmamaca.. inanılması güç yavaşlıktaki bilgisayara katlanmaca.. bir iki sohbet muhabbet.. sonra su kaynatmaca.. büyülü bohça güllü yeşilçayı suya bırakmaca.. bir iki yudum sonra.. Figen'in yerinde kareli minderli sandalyelerde oturup bu çayı tatmış olmayı hatırlama.. ya da la villa her şey sizin için otelinin kahvaltı salonunda kahvaltı sonrası keyfinde gene bu çayın eşlik etmesi.. yani gene tatil hatırlama.. Kaş hatırlama.. huzur hatırlama.. boşluk hatırlama.. ahh ahhh nasıl bir hafta idi.. her şeyden uzak.. hayatın yormadığı.. hiç bir şeyin üstüne gelmediği.. kimsenin toplantı için çıldırmadığı.. baskı yapmadığı.. tek derdimizin onu mu yesek, bunu mu içsek, üstümüze ne giysek olduğu.. haa bir de nasıl dönücez eve ya da hiç dönmesek.. hakkikaten nasıl oluyor da oluyor mesela Figen Abla'daki Serap'ın yaptığı gibi yapılamaz mı??? ne için bu kadar çaba??

23 Ekim 2011 Pazar

yaşam şuncağız bir şey işte..

aslında altına çok da bir şey yazılabilecek bir başlık değil.. çünkü kendi başına o kadar büyük bir cümle ki ve ayrıca içinde o kadar çok barındırıyor ki.. yaşam şuncağız bir şey.. ama ben şuncağız şeyin altında kaldığımı hissediyorum devamlı..
gerçek kuzenleriminden birinin yanında oturup, birini izledikten sonra keyifli akşama kuzenin evinde devam ederken, duvarındaki kendi eliyle yaptığı panolardan birinde karşı karşıya kaldım bu cümle ile.. orası o kadar huzurlu bir ev ki.. bana kendimi o kadar iyi hissettiriyor ki..
aslında bir yandan daha çoook şey yazasım var ama yarın ki ve koca haftalık gücü toplamak için biraz erken uyumayı hedefliyorum..
ve bugüne dair bir not daha:
memnun olmadığımı sesimden anlamak zorunda mıydın? ya da bunu bana söylemek..
gene yanlış ruh hallerindeyim.. çıkmak lazım.. yeniden güç kazanmak lazım.. şükretmek lazım.. herşeye.. sabretmek lazım güzel şeyler, güzel günler için.. zaman lazım düze çıkmak için..

8 Eylül 2011 Perşembe

..

zor olan ne biliyor musun sevgili günlük? herkes o halleder, üstesinden gelir derken, senin kendinde o gücü görmeyip, savaşma gücünün olmaması.. dahası ne için savaşması gerektiğini anlamayıp, napıyoruz biz burda, ne için, kimin için demesi.. altı üstü bir nefes değil mi tek ihtiyacımız olan? ne diye onca yorgunluk? çaba??

gene mi cevapsız sorular?? hayat kısır döngü..