3 Haziran 2012 Pazar

wohoohooooooo harbiden çoook seeeerrrrttt

yazacak çoooook şeeeey vaaaar ama aslında hiiiiiiiç bir şeeeeey yooooook ama olay harbiden ne hissetireceğini bilmeyen bir şey.. yani anlatılmıyor kelime ile, hiç bir yüz ifadesine, mimiğe karşılık değil.. karmaşa, karışıklık, inanamama, şaşırma, .... ve daha niceleri.. aslında bir konu hakkında ilk tepkimiz ne ise aslında bu herşeyi özetleyen şeydir ilk tepkim : 
"oooooo woooooow
  • çoooook sertttttt" 
    ve ardından:
"ben sevmiyorum anacım haziran aylarını"  

ve bu haziranlara vardıran mayıs aylarını da...genelleme yapmamak lazım, kadere böylece yazılmasına neden olmamak lazım.. ama aynı tip şeylerin hep bu aylara debk gelmesi baharın suçumu yani?? bir türlü bana gelmeyen o "bahar"ın?? 


her ne kadar üstünden uzun zamanlar geçse de her yeni haber bi daha acıtıyor, kim ne derse desin.. ama bu acının nedeni yaşanmışlıklar değil de yaşanmamışlıklar olması kötü.. ayrıca bundan sonra yeni yaşamlara yelken açıldığını bilmek de.. öyle çok istiyor ki canım can acıtmak.. ya da sadece bi şaşkın, korkulu ifadeleri gözlerinde görebilmek.. sırfff o ifade için pazar sabahı kmler aşabilirim hiiiiiç gocunmadan.. sırf o nerden çıktın sen, bi delilik yapmazsın di mi bakışı için :))) ahh ahhh insan ruhu, egosu ne zavallı aslında.. egonu tatmin et, gururunu yerle bir et.. ama ne vaaaar, yakışmaaaz.. ve nedeni bilinemez, karşıdaki anlayamaz, algılayamaz var.. algılayaydı zaten şimdi bunlar yazılıyor olmazdı.. 


acıtmak istiyorum dedim ya.. işin kötüsü acıttığını zannettirecek şeyi yapsan da acı nedir bilmeyenlerin hiç bir şey hissetmeyecek olması.. ama kesinlikle bu işin hakederi oraya gitmek :)) 


ahaha türk filmi gibi :D çok fazla türk filmi izlemekten hayatım devamlı türk filmi sahnelerine taş çıkarıyor.. nayııır nolamaaaz, duruuun :D


ya da ne duracaksınız anasını satayım yiyin aynı b.ku yemeye.. b.k yazarken de gene atıfta bulunmak ne hoş :)


iki satır bunalım yazıp, iki satır sonra gülücükler atmak tam daaa ruh halimin karşılığı.. resmen sırıtıyorum ekrana karşı nedensizce :D


belki de ohhh be ne yırttım yaaaa sırıtışıdır.. kim bilir...


bu defa susmalı!


not: yazı rengi olarak da b.k rengini seçtim, aradaki alıntı için de b.k nın göz rengini!
not2: ayrıca yok hayır blog yazmıcam diyenden korkacaksın :)

büyü..

02.06.2012 öğle saatleri süper bir yaz havasında muhteşem deniz kenarı keyfinde Dolmabahçe'den bir kaç satır..
"Nasıl anlamlar yüklüyor insan bazı şeylere?
Cebimde bir 10 TL var, 1 yılı aşkın süredir,kenarda,dokunulmazda duran,o bana uğur getiriyor, getirecek, bereketim olacak dediğim..
Bugün dışarı çıkınca unuttum atm'ye uğramayı, cebimde 1,50 TL ve o "10 TL"..
Boğaz keyfine eşlik için çayın tanesi 3 TL..
Bozmalı mı o büyüyü çay için, yoksa devma mı diye yedim bitirdim kendimi ve sonra "bana bir su" diye verdim siparişi..
Su sadece 1 TL..
Büyü devam et, çay başka sefere :)


büyülü egi..

24 Mayıs 2012 Perşembe

garip

hayat garip.. zaman garip.. insanlar garip.. ben hepsinden garip.. işsiz, güçlü biriyken bu yoğunluğuma, karışıklığıma şaşıyorum.. güçlü olmak doğru mu yanlış mı yargılıyorum.. zamanın nereye gittiğine bakakalıyorum.. insanların, insanlığın nereye gittiğine bakakalıyorum.. böceklere, öküzlere şaşırıyorum hala.. hatta bazen lanet ediyorum.. garipsiyorum.. tam ne olduğunu hatırlayamadım ama bu garipsemek sözü ile ilgili de bi anım ve hatta yazım vardı ama şimdi arşiv karıştıramayacağım.. ne yaptığımı, ne yapacağımı, ne yapmam gerektiğini, ne yapmak istediğimi, ne yapmak istemediğimi, ne yapılması gerektiğini, ne yapmamın beklendiğini, ne yapmamın istenmediğini ve daha neleri neleri bilmiyorum... bi şarkı dinliyorum, başkalarına dinletiyorum, sonra o başkaları gidiyor, şarkıyla kalıyorum, sonra bi başkası geliyor, gene aynısı.. sıkılıyorum.. garipsiyorum.. gene manga dinliyorum, manga sanki benim blog dostum.. ama onlar da benden farksız devamlı aynı şarkıları pişirip pişirip koyuyorlar, ben de her defasından ilk duyduğumdan hissettiğimden, son duyduğumda hissettiğime doğru gene filmleri başa sarıyorum.. arşive gitmeyeceğim dedim ama kayboldum bile arşivin derinliklerinde.. üzüldüm kendime.. arşiv dönüşü devamı gelecek.. ve eminim ki başı sonu farklı veya sadece aynı şeyleri tekrar eder olacak.. tıpkı hayat gibi tekrar tekrar tekrar..


eveeet gecenin 4ü oldu ve arşiv kontrolü bitti.. resmen aynı cins insanlar bana devamlı aynı şeyleri yaşatmış, sonra da ben hep üstüne manga dinlemişim :))) napıcam mangayı hayatımdan mı çıkarıcam düze çıkmak için :)) 


neyseee bu ara kendi dertlerimde değilim bir böceği ezme isteği var içimde sadece.. hem de kossskoccaman bir istek.. şerefsizzzzzzzzzz... ahhh ahhh daha neler yazılır da... nasıl oluyor da oluyor böyle şeyler... nasıl oluyor da... hayatında istediğin en çok şeyi böcek istemiyor diye yok etmek.. ve böcekli hayata devam etmek.. söylenecek söz çok ama söylenecek söz yok..


ben ne oluyorum.. ne yapıyorum.. ne yapacağım.. zaman bilinçsizce akıp gidiyor.. ne olacak böyle? sonum nereye varacak? 


klasik gene egi soruları.. bitmiyor ne yapayım.. hoş soru biterse hayat da biter ama ben de diğer kızlar gibi bugün ne giysem gibi sorular sorsam? olmaz mı?


offff offff karışık işte her yer, herkes, her yan, her köşe, her bucak, her hayat... 


sihirli değnek bekleyişinde gecenin 4ünde..
egi

4 Nisan 2012 Çarşamba

yazmaya değmeyenler..

değmiyorsunuz hiç biriniz yazmaya.. ama yazmasam da çatlıcam korkarım.. resmen memlekette adam kalmamış bea.. sağa bak, yok, sola bak, yok, önüne gelene bak, yok, arkanda bıraktığına bak, yok, yakında yok, uzakta yok.. yoook.. yooook.. yoooook.. topunuzu kibrit çöplerine, sularına havale ediyorum... yakmakla da bitmez ki.. hazır doğalgaza da zam gelmişken ısınma ihtiyacımızı öküzleri yakarak giderebiliriz önümüzdeki kış.. bahar mı.. bilmiyorum bahar nasıl geçer.. baharda da bir, yazda da bir, kışta da bir bunların topu...

17 Mart 2012 Cumartesi

dün benim işsiz kaldığım ilk gündü..

dün benim işsiz kaldığım ilk gündü.. iki aydır gönüllü işsiz olmama rağmen.. iki çok güzel fırsat gibi görünen iki iyi firma gibi görünen yerden olumsuz yanıt gelir de ikisi de aynı gün mü gelir yaa...
uzun süre sonra ilk defa yıkıldım.. işsizdim, mutluyum, güçlüydüm.. dün gündüz birinden, gece de bilgisayar başında bir diğerinden haber alınca resmen oturduğum yere çöktüm kaldım.. ilk defa bu kadar güçsüz hissettim.. aa bu arada iki yerden diyorum ama aslında aynı günde üç yerden olumsuz cevap gelmişti.. ilk iş görüşmesini yaptığım yerden ki o işi istemiyordum, beğenmemiştim bile.. ama ondan da gelmiş AYNI GÜN.. şaka gibi.. yani tabii kii hepsinin hayalindeki çalışan olmayabilirim ama bari aralıklı gelseydi haberleri.. gerçi sonuç aynı olduktan sonra bi kere üzülmüş oldum gözlüğü ile de bakmak lazım, sonra hayırlısı diyoruz hep demek ki hayırlı değilmiş gözlüğü ile bakmak lazım amma gene de insan üzülüyor, etkileniyor, sinir oluyor işte napalım...
biliyorum geçici bir dönem, geçecek, elbet bulucam ama işte bunları hissetmeden de bunları yazmadan da geçemedim..
biliyorum güzel günler gelecek ama gelsinler artık hee...

26 Şubat 2012 Pazar

yeni kayıt :)

bundan bir kaç saat önce yersiz yere sinirlenmişken bir kaç satır karaladım ama blog bunu kaydetmeye gerekli bile bulmadı.. o sildi ben de sildim :)) bahar gelsin bahar gerisi hikaye :))